Antibiyotik Direncini Önlemede Homeopati Etkin Olabilir mi?

Antibiyotik Direncini Önlemede Homeopati Etkin Olabilir mi?

DSÖ, 2014 yılında antibiyotiklere karşı vücut direncinin artmasının büyük bir küresel tehdit oluşturduğu uyarısında bulunmuş, 114 ülkeden alınan verileri inceleyerek vücut direncindeki artışın dünyanın her bölgesinde sürdüğünü bildirmiştir.Bu durumun en önemli nedeni  gelişmekte olan ülkelerde toplam ilaç tüketiminde birinci sırada yer alan antibiyotiklerin aşırı ve yanlış kullanımıdır.

Örneğin, 1980lerin başında Ciprofloksasin piyasaya sürüldüğünde ve sadece penisilinin yanında düşünülürken ve  3 dozuyla en ciddi enfeksiyöz durumlar tedavi olurken, bugün idrar yolu enfeksiyonlarında neredeyse 6 aylık kürler uygulandığı halde sonuç alınamamaktadır. Hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde sık görülen hastane kökenli enfeksiyonlar çok ilaca dirençli bakterilerin etken olduğu ölümcül enfeksiyonlardır.

Gelişmekte olan ülkelerde her çeşit antibiyotiğin mevcut olması ve ayrım yapılmadan kullanılması, tedavi tamamlanmadan antibiyotiğin kesilmesi,işten ve okuldan geri kalmamak adına en güçlü antibiyotiğin talebi ve arzı, grip ve soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı, son domuz gribi salgınında (Influenza Tip A subtip H1N1) medya tarafından sürekli canlı tutulan hastalık korkusu, antibiyotiklerin hastalıktan korunma amaçlı kullanımı, finansal çıkarlar için antibiyotiklerin yeni versiyonlarının çok basit enfeksiyonlarda kullanılması ve daha eski daha ucuz antibiyotiklerin yok sayılması, veterinerlik ve tarımda bile gereksiz antibiyotiklerin kullanılması küçük çocuklarda basit enfeksiyonlarda kullanılan antibiyotiklerin yan etkilerinin hastalıktan daha ciddi olmasına rağmen bu gerçeğin göz ardı edilmesi bu konuda altı çizilmesi gereken noktalardır.

Halen, antibiyotiklerin etkinliğini korumaya yardımcı olacak ve böylece hayat kurtarıcı kapasitesinin gelecek kuşaklar için geçerli kalmasını sağlayacak stratejilere ihtiyaç duyuyoruz. Bu koşullar altında, homeopati gibi güvenli, tıbbi bir terapinin yürürlüğe girmesi mümkündür.

Birinci basamak sağlık hizmetlerinde homeopatinin kullanılması,gereksiz antibiyotik kullanımını azaltacak, etkinliklerini kaybetmelerini önleyecek ve çok daha ciddi durumlar için korunacaktır.

Yakın ve uzak geçmişte dünyada görülen önemli salgınlarda etkinliği dünya tıp otoritelerince de kabul edilmiş olan homeopati, enfeksiyonların başlangıç döneminden  sözde acil durumlara kadar  güvenle kullanılabilecek bir tedavi yöntemidir. En kötü vakalarda tamamlayıcı etkinliği de hatırlanmalıdır. Ameliyat sonrası koşullarda, travmalarda, yaralanmalarda  homeopatik ilaçlar geleneksel ilaçlarla birlikte verilmekte ve hastanın daha erken iyileşmesine yardımcı olabilmektedir.

Elbette her şeyin ötesinde  homeopatinin güzelliği şiddet içermeyen doğası, herhangi bir ajanı yok etmemesi, vücudun bağışıklık sistemini kendisi için daha etkin bir şekilde savunmaya itiyor olması ve bu nedenle hiçbir zaman homeopatik  ilaçlara direnç gelişmesi gibi bir durumun söz konusu olmamasıdır.

Homeopatik tedavinin,  antibiyotik ihtiyacında önemli oranda azalma sağlayacak ve direnç gelişiminin önüne geçecek son derece etkili bir seçenek ve çözüm olarak değerlendirilmesi toplum sağlığı için önemli bir adım olacaktır.

Yorum yok

Yorum yap

error: İçerik kopyalanamaz.