Homeopati Etkin ve Güvenli mi?

Homeopati  etkin, güvenli , bilimsel olarak geçerli, ucuz ve kapsamlı bir tıp sistemidir.

Homeopatik ilaçlar son derece yumuşak çalışır, yan etkileri ve kimyasal toksisiteleri yoktur.Bu, nitelikli bir homeopatın rehberliğinde uygun şekilde kullanıldığında  bebekler, çocuklar, hamileler ve emziren kadınlar da dahil olmak üzere her yaştan insanlar tarafından kullanılabilir demektir.

Tedavide, maddenin yüksek oranlarda seyreltilmesiyle hazırlanan homeopatik ilaçların süper avogadro seyreltmeleri minik miktarda verilir (1 doz Picogram aralığında). İlaçların süper avogadro seyreltmeleri toksik etki,yan etki barındırmaz emniyetlidir ve maddeler seyreltildikçe etki güçleri arttığından  Pico doz vücudun dengesini en kısa sürede sağlar ve gerçek iyileşme başlamış olur.

Maddeler seyreltildikçe etki güçleri artar prensibi tarihte ilk defa antik Yunan döneminin en tanınmış hekimi olan Hippokrat tarafından farkedilmiştir. Daha sonra bu doğa yasası 16. yüzyılda Alman Hekim ve Simyacı Paracelsus tarafından oldukça yoğun bir şekilde araştırılmıştır. Ancak bu prensibi ilk kez sistematize eden, yaptığı denemelerle doğrulayan homeopatik tedavinin temel prensibi haline getiren Alman Tıp doktoru  Samuel Hahnemann olmuştur.

Günümüzde de Pico dozun vücudun dengesini en kısa sürede sağladığı pek çok bilimsel çalışmayla gösterilip desteklenmiştir.

Homeopati hastaya bütünsel yaklaştığı için özellikle migren, astım, peptik ülser, alerji, ülseratif kolit gibi psikosomatik hastalıklar için mükemmel bir tedavi seçeneğidir.

Antibiyotiklerden önce düşünülmesi gereken bir tedavi seçeneğidir. Antibiyotikler bağışıklık sistemini zayıflatır çünkü sağlıklı bakterileri kötü bakterilerle birlikte öldürürler.Homeopati  ise vücudun doğal savunması ile çalışır ve semptomları bastırmadan  hastalığa karşı direnç geliştirerek ve sistemimizin hastalık mücadelesini güçlendirerek bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca, bunu yaparken sindirim sitemini bozmaz , engellemez, güvenlidir.

Hastalık, hastalığın semptomunu hafifletmek / ortadan kaldırmak için tedavi edilen kişiden ayrı olarak değerlendirildiğinde hastalık tedavi edilmez,  bastırılır. Hastalık bir süre sonra çok daha güçlü bir şekilde geri gelir. Buna karşılık, homeopatide olduğu gibi hastalığın kök sebebine odaklanarak hasta bir bütün olarak tedavi edildiğinde nüksler  her seferinde hafifleşir ve nihayet tüm hastalıktan kurtulur.

Homeopatik tedavi, vücudun kendi savunma sistemini uyarır ve vücudun mikroplara / toksinlere karşı doğal savunmalarını optimize eder. Bu, insanları bulaşıcı hastalıklardan nazikçe ve hızlı bir şekilde iyileştirirken, hastalığın başlamasına yönelik biyolojik eğilimi de ortadan kaldırır.

Kişi kendini iyi hissetmemesine ve bir takım şikayetleri olmasına rağmen laboratuar testleri normal olduğu için teşhis konulamayan hastaların tedavisinde de homeopati mükemmel bir seçenek olmaya devam etmektedir.

Homeopati güvenli ve etkin olduğu kadar, tedavi maliyeti az ve ekonomik bir tedavi metodudur. Homeopati, sizi sağlıklı tutmak suretiyle gelecekteki hastaneye yatırılmalarını önlemekte ve bu da önemli ölçüde uzun vadeli tasarruflara neden olabilmektedir.

Homeopati kanıta dayalı bir tıp bilimidir. Bugüne kadar dünya çapında yapılan 114 uluslararası dergide yayınlanan 300′ ün üzerinde klinik çalışma ile homeopatinin çeşitli hastalıklardaki etkinliği gösterilmiştir. Yale ve Salford da dahil olmak üzere bazı büyük tıp fakültelerinde tıp müfredatının bir parçası olarak homeopatiyi görmekteyiz.

200 yıldır pek çok vakada, salgında, hastalıkta, yenidoğanlarda, bilinci kapalı hastalarda, hayvanlarda  etkinliğini ve güvenilirliğini göstermiş olan bir sisteme  plasebo etki  demek, kendilerini tıp biliminin savunucuları olarak tanımlayan şüphecilerinin homeopatiye ait bilimsel dellileri değerlendirirken sergiledikleri ironi, bilimin gerçekliğine aykırıdır

200 yılda pek çok saygın kişi ve kültürel kahramanın homeopatiyi kullanıp savunmaları da ek kanıt olabilir. Bunların arasında 11 ABD Başkanı, 6 Papa, JD Rockefeller, Charles Darwin, Rahibe Teresa, Mahatma Gandhi ve çeşitli edebi şahsiyet, şirket lideri, spor süper starları, dünya çapında müzisyenleri ve İngiliz Kraliyet ailesi dahil neredeyse her Avrupa ülkesinden hükümdarları saymak mümkündür

error: İçerik kopyalanamaz.